Prof.Dr. Ali Kemal Us Ortopedi ve Travmatoloji Profesörü

     Diz Artroplastisi

DİZ ARTROPLASTİSİ

Diz artroplastisi dizde artrite bağlı ciddi ağrısı olan hastalarda ağrıyı azaltmak ve yaşam kalitesini arttırmak için yapılan bir ameliyattır. Bu ameliyat öncesinde hastalara genellikle uzun süre cerrahi dışı tedaviler (ağızdan alınan ilaçlar, eklem içi enjeksiyonlar, aktivite düzenlemeleri, fizik tedavi gibi) uygulanmış ancak ağrı hastayı rahatlatacak ölçüde giderilememiştir.

Genel olarak bahsedilecek olursa iki tip diz protezi vardır. Birisi total diz protezi denilen klasik uygulama diğeri ise minimal invazif olarak yapılan kısmi diz protezidir. Her iki yöntemde oldukça uzun bir süredir dünya çapında uygulanmaktadır ve çok iyi sonuçları vardır.

Hangi Hastaya Diz Protezi Gerekir?

Dizde artriti olan hastalar diz protezi için en önemli adaylardır. Bu hastalarda başlıca şikâyet ağrıdır. Zaman içerisinde yavaş artan bir ağrı vardır ancak bazen hastayı yatağa düşürecek akut alevlenmeler görülebilir. Ağrı sonuçta hastayı günlük aktivitelerinden alıkoyacak kadar artar. Bazı hastalarda sabah sertliği görülür. Gün içerisinde aktivite arttıkça diz yumuşar ve hareketleri artar. Özellikle romatoid artriti olan hastalar için bu tipiktir. Zaman zaman dizde şişlik ve ısı artışı olabilir. Bu dönemlerde sıklıkla şiddetli ağrıda tabloya eklenir ve enfeksiyon tablosu ile karışabilir. Artritin enfeksiyondan ayırt edilmesi seçilecek cerrahinin kara verilmesi açısından çok önemlidir.

Diz eklemi üç kompartmandan oluşur. Eğer bu kompartmanlardan en az ikisinde artrit bulguları var ve hasta ameliyat olmak istiyorsa bu durumda total diz protezi yapılmalıdır. Eğer artrit sadece bir kompartmanda sınırlı ise minimal invazif kısmi diz protezi (unikompartmantal diz protezi olarak ta adlandırılır) tercih edilmelidir.

Menisküs yırtıkları diz artritine benzer şikâyetlere yol açabilirler ve özellikle ileri yaştaki hastalarda gereksiz total diz protezi ameliyatı yapılmasına yol açabilirler. Bu sebeple ayırıcı tanının iyi yapılması önemlidir.

Septik artrit yada dizde enfeksiyon varlığında ciddi ağrı, eklemde şişlik ve ısı artışı, genel vücut ateşi, diz hareketlerinde kısıtlılık, yürüyememe gibi şikayetler belirgindir. Bu şikayetler artritin alevlenmesi dönemlerindeki bulgularla çok benzerlik gösterir ve ayırıcı tanısı önemlidir.

Tanı Nasıl Konur?

Bir ortopedistin alacağı hikâye ve yapacağı fizik muayene tanıdaki en önemli basamaklardır. Bundan sonra diz röntgenlerinin değerlendirilmesi gerekir. Hasta ayakta iken çekilecek iki yönlü grafiler daha fazla fikir verir. Grafi değerlendirmesine bağlı olarak hekim rahatsızlığın bir kompartmanda mı yoksa daha fazla kompartmanda mı olduğuna karar verir.

Ameliyat Dışı Tedaviler Nelerdir?

Ağızdan alınancak ağrı kesici alaçlar en çok tercih edilen tedavi yöntemidir. Ancak enflamatuar (romatoid artrit, lupus artriti gibi) ve enflamatuar olmayan artrit (osteoartrit) ayırımını iyi yapmak gerekir. Bazı ilaçlar her iki durumda da iyi gelse de enflamatuar artritlerde farklı ilaçlar kullanılır ve takibi romatologlar tarafından yapılır. Bu grup hasta ilaç tedavisinden çok fayda görür. Osteoartriti olan hastalarda ise ağrı kesici özelliği olan non-steroidal antienflamatuar ilaçlar tercih edilir. Bu ilaçlar sadece bazı hastalarda ağrıyı azaltıcı etki yapar, genelde ise tedaviye rağmen ağrı devam eder.

Narkotik ağrı kesicilerden uzak durmak önemlidir. Bu ilaçların yan etkileri fazladır, bağımlılık riski vardır ve ameliyat sonrası ağrı kontrolünü güçleştirir. Bu tür ağrı kesiciler ameliyat sonrası kısa dönemde ağrı kesme amacıyla tercih edilmelidir.

Egzersiz yada aktivitenin diz artriti üzerinde olumlu yada olumsuz etkisi bilimsel olarak gösterilememiştir. Dizde artrit tablosu varsa yapılacak egzersizler bu tabloyu düzeltmez.  Ancak yapılacak egzersizlerin genel fiziksel sağlık açısından faydası vardır. Fiziksel olarak iyi durumda olan kişilerin vücutta artritin yol açacağı problemlerle daha kolay baş edebileceği bilinmektedir. Aynı şekilde fiziksel olarak iyi durumda olan hastaların ameliyat sonrası dönemde iyileşme süresi çok daha kısadır.

Diz Protezi Hangi Hastaya Yapılmalıdır?

Artrite bağlı diz ağrısı durumunda ameliyat kararı vermeden önce çeşitli ilaçlarla, enjeksiyonlarla ağrı geçirilmeye çalışılmalı çeşitli egzersiz programları hastaya önerilmeli, aktivite modifikasyonları ve kilo kontrolü yapılmalıdır.

Diz protezi ameliyatı yaşam kalitesini arttırmaya yönelik bir ameliyattır. Hastanın günlük yaşamını önleyen ya da hayatta keyif aldığı işlevleri yapmasını engelleyen diz ağrısı varlığında ameliyat planlanmalıdır.

Ameliyatın ne zaman olacağı tamamen hastaya bağlı bir konudur. Ameliyatın zamanlaması hasta tarafından yapılmalıdır. Bu kararın alınmasında tabiî ki en önemli katkı hekim tarafından sağlanmalıdır.

Diz Artritinde Ameliyat Olmazsa Ne Olur?

Diz artriti normalde ilerleyicidir ve zaman içerisinde şikâyetler artar. Bazı hastalarda ise şikâyetler gelip geçicidir. Bazen artar bazense hasta rahattır. Kendi haline bırakılınca diz artritinin iyileşmesi beklenmez. Diz hareketleri gittikçe kısıtlanır ve bu durum hastanın yürümesini bozacağı için tüm alt ekstremite ve belde ağrı şikayetine yol açar.

Alternatif Cerrahi Yöntemler Nelerdir?

         Artroskopik Debridman: Eğer çekilen grafilerde ileri derecede artrit bulguları yoksa ve cerrah menisküs harabiyetinin, eklem faresinin yada sinovyal hipertrofinin şikayetlere yol açtığını düşünüyorsa tercih edilebilecek bir yöntemdir. Basit bir cerrahi müdahaledir ve hasta hastanede yatırılmadan yapılabilir. İyileşme sürece çok hızlıdır ve artroplasti ameliyatının geciktirilmesini sağlayabilir.

Ancak grafilerde ileri derecede artrit bulguları varsa faydası olmaz. Artrit tanısı ile artroskopi yapılan hastaların ancak yarısında klinik iyileşme sağlanabilir.

         Osteotomi: Günlük fiziksel aktivitesi yüksek, genç hastalarda tercih edilebilecek bir yöntemdir. Artrit sadece bir kompartmanda ise uygundur. Temel olarak kemiğin kesilip doğrultusunun düzeltilip yeniden sabitlenmesi esasına dayanır. Eğer birden fazla kompartmanda tutulum varsa fayda beklenmez.

         Füzyon: Artrodez adı da verilir. Kalıcı olarak femur ve tibia eklem yüzlerinin temizlenip iki kemiğin birbirine kaynatılması esasına dayanır. Dizde hareket tamamen kaybolur.

Hareketi koruyan pek çok yöntem olduğu için artrodez hastalar tarafından çok tercih edilmez. Ancak ciddi enfeksiyon veya tümör varlığında ve çok genç, aktif hastalarda yapılabilir.

         Minimal invazif- kısmi- diz protezi (Unikondiler): Sadece bir kompartmanda artriti olan, uygun yaştaki (genelde 40 yaş üstü) hastalarda uygulanabilecek bir cerrahi yöntemdir. Unikondiler diz protezleri yaklaşık 20 yıldır uygulanmaktadır ve sonuçları çok başarılıdır. Total diz protezine göre daha küçük bir kesiden yapılırlar, ameliyat sonrası ağrı daha azdır ve iyileşme süresi daha kısadır. Bu ameliyatın hastaya fayda sağlayıp sağlayamayacağını ancak bu konuda yeterli tecrübesi olan bir ortopedist söyleyebilir. Genel olarak enflamatuar artriti olan hastalarda ve birden fazla kompartmanın tutulduğu durumlarda yapılmamalıdır.

Diz Artroplastisi Sonuçları Nasıldır?

Günümüzde total diz protezinde iyi seçilmiş hasta gruplarında çok iyi sonuçlar elde etmek mümkündür. Pek çok çalışmada 10 yıllık takiplerde başarı oranı %95’in üzerindedir. Hastalar bastonsuz olarak yürüyebilmekte, merdiven inip çıkabilmekte ve günlük sporlarını yapabilmektedir. İleri dönemde çıkabilecek sorunlarda revizyon şansı vardır ve revizyonların sonuçları da –ilk ameliyattaki kadar olmasa da- iyidir.

Total diz protezinde sonucu etkileyen en önemli faktörlerden birisi cerrahın bu konudaki deneyimidir. Artroplasti konusunda eğitim almış cerrahi tekniklere ve malzemelere yatkın bir cerrahın komplikasyonları daha az, başarı şansı daha yüksektir.

Ameliyat Ne Zaman Yapılmalıdır?

Total diz protezi ameliyatı elektif bir ameliyattır, aciliyeti yoktur. Öncelikle hastanın ameliyata karar vermesi gerekmektedir.

Diz Artroplastisinin Riskleri Nelerdir?

Tüm cerrahi müdahalelerde olduğu gibi total diz protezinde de çeşitli riskler vardır. Enfeksiyon, emboli, kanama, kan transfüzyonu gereksinimi, anesteziye bağlı ya da ilaçlara bağlı komplikasyonlar başlıca risk faktörleridir. Kalçaya özel bazı risk faktörleri de vardır. Bunların başlıcaları cerrahi bölgede enfeksiyon, sinir yaralanması, dizin aşırı sıkı yada gevşek olması ve diz önü ağrısıdır. Hastanın tıbbi durumuna bağlı olarak yaklaşık %5 civarında bir genel komplikasyon riski mevcuttur. Ancak major komplikasyon denen yaşamı tehdit eden riskler bundan çok daha azdır.

Total diz protezleri sonrası görülen komplikasyonların çoğu tedavi edilebilir. Ancak en iyi yol bu komplikasyonlardan korunmaktır. Ameliyat öncesi ve sonrasında antibiyotik kullanımı, kan sulandırıcı ilaç kullanımı, ameliyat öncesi dâhili problemlerin gözden geçirilip tedavi desteğinin sağlanması ve uygun anestezi tercihleri ile bu komplikasyonlar önemli ölçüde azaltılabilir. Ancak tüm bu şartların sağlanması durumunda bile komplikasyon riskinin olacağı akılda tutulmalıdır.

 

  www.artroplasti.us